Cuma, Nisan 17, 2026
Ana SayfaKöşe YazısıŞampiyonluk yarışı var, düşmanlık değil!

Şampiyonluk yarışı var, düşmanlık değil!

Futbol, şehirlerin kalp atışıdır. Bazen bir golle sevinir, bazen bir puan kaybıyla üzülürsünüz ama asıl olan, o şehrin rengini, sesini ve karakterini sahaya taşıyabilmektir. Bugünlerde Kütahyaspor ile Eskişehirspor taraftarları arasında yaşanan atışmalara bakınca, bu temel gerçeği yeniden hatırlamak gerekiyor.

Ortada inkâr edilemeyecek bir rekabet var. İki komşu şehir, iki köklü futbol kültürü ve şampiyonluk hedefi olan iki takım… Böyle bir tabloda gerilimin yükselmesi, sosyal medyada sert cümlelerin kurulması aslında futbolun doğasında vardır. Ancak son haftalarda gördüğümüz tablo, rekabet sınırlarını zorlayan bir psikolojiye dönüşmüş durumda.

Şampiyonluk yarışı kızıştıkça, taraftarların dili de sertleşiyor. Bir taraf puan farkını öne çıkarıyor, diğer taraf form grafiğini. Bir taraf hakem kararlarından söz ediyor, diğeri “algı” söylemini dillendiriyor. Sosyal medya ise bu tartışmaları büyüten bir megafon gibi çalışıyor. Her paylaşım, her yorum, bir sonraki tartışmanın fitilini ateşliyor.

Oysa bu iki şehir, yıllardır birbirine rakip olduğu kadar komşudur da. Aynı bölgenin insanları, aynı yollardan geçer, aynı çarşılarda alışveriş yapar, aynı otobüslerde yan yana oturur. Futbol sahasında rakip olmak, hayatın geri kalanında düşman olmayı gerektirmez.

Tribünler, şehrin aynasıdır. O aynada görünen şey küfür, hakaret ve sembol savaşları olursa, sahadaki futbolun da anlamı kalmaz. Çünkü gerçek büyüklük, rakibini küçültmekle değil; kendi karakterini büyütmekle ölçülür. Şampiyonluklar geçicidir, şehirlerin itibarı ise kalıcıdır.

Bugün Kütahya da, Eskişehir de aslında aynı sınavı veriyor:
“Bu rekabeti nasıl yaşayacağız?”

Eğer cevap, sosyal medyada hakaretleşmek, tribünde tahrik etmek ve rakibin armasına saygısızlık yapmaksa, bu sadece iki kulübe değil, iki şehre de zarar verir. Ama cevap; sahada mücadele, tribünde destek ve maç bitince saygı ise, o zaman bu rekabet Türk futbolu için örnek olur.

Unutulmamalıdır ki, büyük takımlar sadece kupalarıyla değil, duruşlarıyla da büyüktür. Büyük taraftar da rakibine saygı duyan, kendi takımını centilmence destekleyen taraftardır.

Şampiyonluk yolunda son sözü sahadaki futbol söyleyecek.
Ama şehirlerin karakterini belirleyecek olan, tribünlerin ve taraftarların dili olacaktır.

Rekabeti yaşatalım, ama husumeti değil. Çünkü komşular arasında en güzel şey, maçtan sonra aynı çay ocağında oturup futbolu konuşabilmektir.

Sevgiyle kalın…

LAFIN KISASI

Yer gök mavi lacivert… 🙂

BU VİDEOLAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

 

RELATED ARTICLES

1 Yorum

Atilla için bir yanıt yazın İptal

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Çok Okunanlar