Bazı insanlar vardır… Yaşadıkları şehirden sadece ekmek kazanmazlar, o şehrin ruhuna karışırlar. Adları bir tabeladan ibaret değildir; bir dua gibi anılırlar adeta. “Şeref Usta” işte böyle bir hikâyeyi anlatıyor. Simavlı sanayici iş insanı Şeref Kazcıoğlu’nun hayatını kaleme alan sevgili dostum, Dr. Ahmet Sunal, satırlara sadece bir biyografi değil, bir karakterin izini bırakıyor. Üzerine imzasını attığı kitabını okumak için, sakin bir zaman dilimi aradım. Sonunda buldum ve bu yazıyı kaleme almak zorunda hissettim kendimi.
Bu kitap benim için sıradan bir eser değil. Çünkü Şeref Kazcıoğlu’nu yakından tanıyorum. Yıllardır iyi bir dost, koca yürekli bir ağabey olarak hayatımda ayrı bir yeri var. Onun işine olan saygısına, gençlere verdiği değere, memleket söz konusu olduğunda nasıl tereddütsüz adım attığına defalarca şahit oldum. Bu nedenle kitapta okuduklarım benim için yabancı değil; yaşanmışlığın, sohbetlerin, ortak hatıraların satırlara dönüşmüş hâli.
Şeref Kazcıoğlu’nun hikâyesi sadece üretimle büyüyen bir iş insanının hikâyesi değil. Bu, çıraklıktan ustalığa yürürken karakterini kaybetmeyen bir adamın hikâyesi. “Usta” kelimesi onun için bir sıfat değil, bir duruş. Gençlerin elinden tutmak, üretime katkı sağlamak, kazandığını yine memlekete bırakmak… Bunlar gösteriş için yapılan işler değil; hayatının doğal akışı. Düşünülür mü bilmem ama önerim şudur. Şeref Kazcıoğlu UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi seçilmeli. Bu bile az ona…
Simav’ın eğitim ve üretim hayatına sunduğu katkılara bizzat tanıklık ettim. Bir gencin meslek sahibi olmasında, bir atölyenin ayakta kalmasında, bir okulun ihtiyacının karşılanmasında onun imzasını görmek mümkündür. Ama o hiçbir zaman ön plana çıkmayı tercih etmedi. Sessizce yaptı, sessizce destek oldu, sessizce büyüttü. Ne cevherleri çamurdan çıkarıp değerli bir hazineye çevirdi. Hepsine şahidim.
“Şeref Usta” tam da bu yüzden önemli. Çünkü şehirler sadece siyasetle, yatırımla ya da projelerle büyümez. Şehirler, karakterli insanlarla büyür. Alın teriyle, vefayla, sorumlulukla büyür. Bu kitap, Simav’ın hafızasına düşülen bir nottur. Yarın bir gün geriye dönüp bakıldığında, “Bu şehir nasıl ayakta kaldı?” sorusunun cevaplarından biri de bu satırlarda saklı olacak.
Başarı sadece büyümek değildir; aynı zamanda etrafını da büyütmektir. İnsan yetiştirmektir. İz bırakmaktır. Şeref Kazcıoğlu da Simav’ın hatta Kütahya’nın iz bırakan en önemli isimlerinden biridir.
Ve bazı isimler, sadece bir kitapta değil; bir şehrin kalbinde yaşar…
Teşekkürler Ahmet Sunal. Şeref duydum Şeref Usta kitabını okumaktan ve hakkında birkaç kelam etmekten…
Sevgiyle kalın…
LAFIN KISASI
Ustalık makam değil, mirastır. Para değil, insan biriktirenler gerçek iz bırakır. MEHMET YAYLIOĞLU








